Divan Kurulumuzun 2026 Yılı 2. Olağan Toplantısı Gerçekleştirildi
Divan Kurulumuzun 2026 Yılı 2. Olağan Toplantısı, Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Toplantıya; Divan Kurulu
Başkanımız Ahmet Ürkmezgil, Divan Başkanlık Kurulu Üyelerimiz, Başkanımız Serdal Adalı, Yönetim Kurulu Üyelerimiz, Denetim
Kurulu Başkanımız Gökhan Tiryaki, Denetim Kurulu Üyelerimiz ile Divan
Kurulu Üyelerimiz katıldılar.
Toplantının açılışının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Divan Kurulu Başkanımız Ahmet Ürkmezgil, toplantıda yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Sizleri,
camiamızın kalbi olan bu Divan Kurulu Toplantısı'nda saygı ve sevgiyle
selamlıyorum. Bugün burada, Beşiktaş'ın geleceğini birlikte konuşmak,
birlikte şekillendirmek için bir aradayız.
Öncelikle üzerinde
durmam gereken bir konu var. Toplantımızın hazirun cetvelinde kayıtlı
üye sayımız 4441'dir. Ancak salona baktığımda görüyorum ki bugünkü
katılımımız, camiamızın büyüklüğüyle, gücüyle ve heyecanıyla örtüşmüyor.
Beşiktaş'ın kaderini ilgilendiren konuların konuşulduğu bu salon, çok
daha kalabalık olmayı hak ediyor. Bu vesileyle, tüm Divan üyelerimizi bu
istişarenin içine davet ediyorum. Çünkü Beşiktaş'ın geleceği hepimizin
ortak meselesidir; bu meselenin konuşulduğu yerde sayımız bu kadar az
olmamalı. Katılımımızı artırmalıyız.
Bu çatı altında farklı
görüşlerimiz olabilir, farklı beklentilerimiz de olabilir. Ama
unutmayalım ki bizi bir arada tutan tek şey var, o da Beşiktaş sevgisi!
Birlik ve beraberliğimiz, Beşiktaş'ın en büyük sermayesidir. Bu
toplantıyı Beşiktaş’ımızın menfaatlerini gözeterek, saygı çerçevesinde
yürüteceğimize inanıyorum.
Bu noktada, bizler için önemli olduğunu düşündüğüm üç kavram üzerinde durmak istiyorum:
Uzun
vade Beşiktaş hiçbirimizin değildir; babalarımızdan aldığımız ve
çocuklarımıza devredeceğimiz bir emanettir. Arsalarımız, tesislerimiz,
markamız — bunlar bir yönetim döneminin bütçe kalemi değil, gelecek
kuşakların varlığıdır. Bir emanetçinin ilk sorumluluğu, emaneti
aldığından daha güçlü teslim etmektir.
Sürdürülebilirlik Bir
kulüp, tıpkı bir aile gibi, ancak kazandığı kadar harcadığında ayakta
kalır. Tek seferlik gelirlerle bir günü kurtarmak mümkündür; ama bir
geleceği kurtarmak, ancak düzenli üreten, kalıcı gelirlerle mümkündür.
Bizim endişemiz bugünün rakamları kadar, yarının kaynaklarının bugünden
tüketilmesi ihtimalidir. Yarının gelirini bugün harcayan, yarına borcunu
da bırakmış olur.
Kurumsallaşma Beşiktaş'ı büyük yapan kişiler
değil, kişilerden bağımsız yaşayan değerleridir. Hangi yönetim gelirse
gelsin; mali disiplin, şeffaflık ve hesap verebilirlik değişmeyen,
yazılı, bağlayıcı kurallar hâline gelmelidir. Biz kimseyi işaret
etmiyoruz; kişileri değil, sistemi konuşuyoruz.
Beşiktaş, en zor
günlerinde dahi değerlerinden taviz vermeden ayağa kalkmış bir camiadır.
Aynı basireti bugün de göstereceğimize olan inancımız tamdır.
Herkes
gibi bizler de çok iyi transferlerle zirve mücadelesinden kopmayan bir
takım yaratılmasını istiyoruz. Ancak mali istikrar her şeyin önünde
gelmelidir. Kulübümüzün son yıllardaki en büyük sorunu, pek çok kulüpte
olduğu gibi, mali yapısını sürdürülebilir hâle getirememiş olmasıdır.
Bu
düşünceyle, yönetim kurulumuza da buradan birkaç hatırlatma yapmak
istiyorum. Beklentimiz nettir: Mali disiplinin kalıcı olarak oturtulması
ve kulübümüzün istikrarlı, öngörülebilir bir finansal yapıya
kavuşturulmasıdır. Bütçe hedeflerine bağlılık, harcama kalemlerinde
şeffaflık ve gelir-gider dengesinin her dönem gözetilmesi, bundan
sonraki sürecin temel önceliği olmalıdır. Bu, tek bir yönetimin değil,
kulübün tamamının benimsemesi gereken bir anlayış olmalıdır.
Beşiktaş’ı
yalnızca futbol A Takım’ının başarılarıyla değil, diğer amatör
branşlarımızın ortaya koydukları onurlu mücadeleyle de değerlendirmek
gerekir.
Beşiktaş Basketbol Takımımız unutulmaz bir sezon
geçirdi. Basketbol Süper Ligi'nde finale kadar yükseldi, Türkiye
ikincisi oldu. Avrupa'da ise EuroCup finaline çıkarak önemli bir
başarıya imza attı ve bir sonraki sezon için Euro League'e yükselme
hakkı kazandı. Önümüzdeki sezon EuroLeague’de de Beşiktaş’a yakışan bir
mücadele ortaya koyacağına yürekten inanıyorum.
Beşiktaş Erkek
Hentbol Takımımız da, 2025-2026 sezonunu 3 kupa ile tamamlayarak tarihi
bir başarıya imza attı. Takımımız; Erkekler Süper Lig şampiyonu,
Federasyon Kupası şampiyonu ve Yıldız Erkekler Türkiye şampiyonu oldu.
Hentbol tarihimizin en parlak sezonlarından birini yaşadık.
Bir
başka gurur kaynağımız ise Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımımız oldu.
EuroCup 3’te şampiyonluğa ulaşan takımımız, Türkiye Süper Ligi’nde de
finale kadar yükselerek son ana kadar mücadelesini sürdürdü.
Bütün
branşlarda bizlere bu sevinci yaşatan başta sporcularımız olmak üzere,
yöneticilerimiz ile teknik ekiplerimize ortaya koydukları azim ve
mücadeleci duruş için bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.
Avrupa’da
engelli sporuna büyük önem veriliyor. Bu alanda faaliyet gösteren
kulüpler ve merkezler yalnızca sportif başarılarıyla değil, toplumsal
kapsayıcılığa sundukları katkı için de devletler ile yerel yönetimler
tarafından destekleniyor. Çünkü bu yapılar, fırsat eşitliğinin ve sosyal
dayanışmanın en güçlü örneklerinden biri olarak görülüyor.
1997
yılında Merhum Sayın Erdem Göksel’in öncülüğünde, Onursal Başkanımız
Merhum Süleyman Seba’nın, Merhum Beşiktaş Belediye Başkanı Ayfer Atay’ın
ve dönemin yöneticilerinin büyük katkılarıyla hayata geçirilen BJK
Engelliler Şubesi’nin bugün Fulya'da bulunan merkezi, yalnızca bir bina
değil, engelli bireylerin spor aracılığıyla yaşamın içinde güçlendiği,
sosyalleştiği ve Beşiktaş ailesinin ayrılmaz bir parçası olduğu özel bir
yaşam alanıdır. Beşiktaş'ın vefasının, sosyal sorumluluğunun ve engelli
bireylere verdiği değerin en önemli simgelerinden biridir. Bu emaneti
korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Seçim dönemimizde de,
önceki Genel Kurul toplantılarımızda da sizlerle sık sık paylaştığım ve
benim için ayrı bir anlam taşıyan bir hayâlim vardı:
Onursal
Başkanımız Süleyman Seba’nın kulübümüzü yönettiği Akaretler C Blok’taki
binanın iki katını, Süleyman Seba Müzesi ve Divan Lokalimiz olarak
Beşiktaş camiasına kazandırmak ve burayı birlik ve beraberliğimizi
güçlendiren ortak bir buluşma alanına dönüştürmek.
Yoğun bir
çalışma sürecinin ve zaman zaman karşılaştığımız çeşitli zorlukların
ardından, söz verdiğimiz bu iki projede artık son aşamaya gelmiş
bulunuyoruz. 23 Temmuz’da, kendi sahamızda oynayacağımız UEFA Avrupa
Ligi karşılaşmasının olduğu gün Divan Lokalimizin açılışını
gerçekleştirerek sizlerin hizmetine sunacağız. Süleyman Seba Müzemizde
ise son hazırlıklarımız devam ediyor. Onu da çok yakın bir tarihte
camiamızla buluşturacağız.
Bu iki proje yalnızca yeni mekânlar
kazandırmak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda tarihimize sahip çıkmanın,
hafızamızı yaşatmanın ve camiamızın bir araya geleceği kalıcı bir yuva
oluşturmanın da önemli bir adımıdır.
Burada sizlerin huzurunda
bir kez daha Yönetim Kurulumuza ve Sayın Başkan Serdal Adalı’ya bu
binanın tahsisi konusun da verdikleri destek için teşekkür etmek
istiyorum.
Sözlerimi tamamlarken bir kez daha vurgulamak
istiyorum: Beşiktaş bize emanettir. Bu emaneti, sahada kazanılan kupalar
kadar mali disiplinle güçlenen kurumsal yapısıyla da geleceğe taşımak
zorundayız. Yönetim Kurulumuzdan beklentimiz bu anlayış doğrultusunda
kararlılıkla hareket etmesidir. Bizlere düşen ise birlik ve
beraberliğimizi koruyarak Beşiktaş’ın yanında durmak ve bu büyük emaneti
gelecek nesillere daha güçlü şekilde devretmektir.
Bu duygu ve düşüncelerle, Divan Kurulumuzu saygıyla selamlıyorum.”
Ürkmezgil’in ardından Divan Kurulu 2. Başkanı Serdar Keskin Divan Kurulu faaliyet raporunu açıkladı. Toplantı Denetim Kurulu Üyemiz Özgür Şentürk'ün kulübümüzün mali durumu hakkında Divan Kurulu Üyelerimizi bilgilendirmesiyle devam etti.
Başkanımız Serdal Adalı, Divan Kurulu Üyelerimize hitaben konuşmasını gerçekleştirdi.